Posted by: katanasters on: Eylül 18, 2008
Öğrendim…
Hayatımda ilk önce sevmeyi öğrendim, çünkü sevdikçe kendimi hissettiğimi gördüma,affetmenin ne olduğunu anladım ve affetmenin aslında yeni insanlar kazandırdığını gördüm.Bir gün geçmişime baktığımda pişmanlıklarımdan üzülmediğimi gördüm, bunları ben yaşadım çünkü.Birisini hatırlamanın aslında ufak bir telefon görüşmesi kadar basit olduğunu biliyorum artık.Aslında bana değer veren insanların çok yakınımda olduğunu fakat gözlerimin hep uzaklarda olduğunu gördüm.Birisini kırdıktan sonra özür dilemenin beni ben yaptığını anladım.Sen benim için değerlesin cümlesinin verilecek en güzel hediye olduğunu buldum.Bir yerden sonra kelimelerin mana vermediğini öğrendim.
Kaçırdığım fırsatların aslında bana yeni fırsatlar yarattığını gördüm.Gözlerin kelimelerden daha önemli olduğunu ve yalan söylemediğini biliyorum.Hayatımda yanımda görmak istediklerimi yanımda göreceğim çünkü onlarında bana değer verdiğini biliyorum.Telefonun 160 karakterine üzüntünün, mutluluğun ve yıkıntının sığdığını gördüm.Yaşamın yaşamaya değer olduğunu ve istersem mutlu olabileceğimi öğrendim artık,konuşamıyorum artık suskunluk gelsin beni alsın yada gel sen beni al …
Ve yeni bir başlangıç …
Posted by: katanasters on: Eylül 13, 2008
Always…
Neden always sanırım bizde herkes gibi yatağın altına girip hayatımızın,hayatın anlamını sorularda arayan o herşeyin yolunda gitmesini dileyen azınlık bir zihniyete sahibiz,ne derler hayat aman devam ediyor vur saza Aşık Veysel ne ilktir nede sondur bu yolda olanlar için,sadece izliyicelerine bir kere gülümser misin ?
Eğer bu soruları devamlı soruyorsak ve hala cevapları bulamıyorsak o halde biz nerdeyiz ? Ona verecek hiçbirşeyimiz yok gibi ? O halde bu tedirginlik bu stres neden ? Sadece herşeyin biraz daha zamanı ihtiyacı var öyle değil mi ? Eğer memnum olmamızın nedeni ne ise işte o nedenleri bana getirin benimde ona 2 çift lafım var,olacak olanlar için hazırım diyebilmek isterdim ama … Ahh biz insanlar cevaplardan tatmin olmadıkça bu sorularında sonu gelmeyecek ? Biri beni durdursun yapsın şunu çünkü bu yazınında hiçbir zaman sonu gelmeyecek …Gelmeyecek takii kalbim durana dek
ve işte soruları artık biz o zaman biz sormayacağız…Sadece içimizden geldiği gibi yaşamalıyız,özgür ama hapis,mutlu ama mutsuz işte bu rolde baş aktiristi oynamayacağım ne istediğini bilenlerde bile olsam arka sıralarda tozlu koltuklarda…Sadece gülümse … yazacak şey çok dinleyeceğim ise 1 tane hem dinleyecim hemde … Sadece yanında olduğuma aptal gibi hatırlatmak istiyorum … iyi olduğunu bilmek istiyorum … Daha söylemek istediğim neler … neyse diyorum burda kesmek istiyorum …
Always…

Posted by: katanasters on: Ağustos 16, 2008
Bazı insanların bu hayattan tek beklentisi mutlu olmaktır. Peki mutluluk nedir? Mutluluk ne istediğini bilmektir. İsteğine ulaşmak için çabalamaktır. Sevdiğini mutlu etmektir. Mutluluk sevmektir sevilmektir. Hayatı , aileni , insanları , sevdiğini sevmektir. Sevdiklerinin sağlıklı olmasıdır. Bir bebeğin gülüşünü görmektir. Sevdiğinin “seni seviyorum” deyişini duymaktır. Bir çiçeği koklamaktır. Sevdiklerine dokunabilmektir. Bunları yaşayamazken sımsıkı tutunmaktır hayata…Hayat nedir? Hayat sabretmektir,beklemektir. Fırtınadır güneştir. Gecedir gündüzdür. Gülmektir ağlamaktır. Yalnız kalmaktır. Gerçeği aramaktır. Heyecandır. Bir hediye paketini açarken duyduğunuz heyecan gibi. Hayat=mutluluktur. Hayat inanmaktır. Hayat şükretmektir. Anı yaşamaktır. Susmaktır. Haykırmaktır. Hayat hem herşeydir hem de hiçbirşeydır. Hayat uğurdur , özlemdir , umuttur…
Posted by: katanasters on: Mayıs 27, 2008
Bugün sıradan bir gün olsa gerek birçoğunuz için,sabaha yaklaşıyorum,birkaç saat sonra gün ışıyacak her zaman olduğu gibi benim ve tüm insanlık için yeni bir gün… Bu günün neler getireceğini bilmiyorum lakin tahmin etmemek elde değil
,bugün geminin zorlu fırtınalardan sonraki ilk zafer günü diyebilirim,tabii ki bu kısaca geminin Kaptanının hayat tecrübesiyle,olaylar karşısındaki sakin tutumu ile açıklamakta mümkün !!! bende geminin tayfası olarak gereğini yapmaya çalıştım,bu yolculuğa çıkalı çok uzun zaman olmadı ama yaşananlar…Sonunda kendisi için zorlu olan bu yolculukta,ışığı görmeleri beni memnun etti,çok sevinçlendirdi,çok zorlandığını biliyorum,ama bekledin,kimseden beklenmeyecek bir şekilde,belki zaman geldi çekip gitmek istedin kendini birine anlatmak,soruların vardı senden başka birinin soramayacağı,cevabı ise yaşadığımız hayatın fazlasıyla anlamsız nedensiz bir şekilde verebildiği,bekledin…!!!Yaşadığın hayatın sana yaşattıklarına isyan ederek…Beklemek gibi kötüsü var mı diye düşünüyorum,düşünüyorum bu yazıyı siz okurkende düşünüyorum;bence yok
Elimden geldiği kadar destek olmaya,yanında bulunmaya ve en önemlisi fazlaca fesat davranmaya özen gösterdim
Bu gemideyken kendisini sözlerimle kırmış,rotayı yanlış söylemiş,yanlış bir davranışta bulunmuş,üzerime düşeni yerinde veya zamanında yapmamış yada saçmalamış olabilirim,board da benim hanem – ye düşmüş de olabilir,lakin yapılması gerekenleri bana çizilmiş olan ,çizgiyi aşmadan,sadece belli kurallar çerçevesinde inşaa etmeye,kendisinin sahip olduğu kişiliğe,çevreye,uygun bir şekilde adapte etmeye çalışmam benim için tatmin edici,bilemiyorum birçoğumuzun hayat felsefesi farklıdır,benim hayat felsefem nedir diye sorduğunuzda eminim şu cevabı alırsınız,”Biz kelimesinin olduğu her cümlede ben varım!!”,devam etsem mi diye düşünüyorum saat 03:21, yarın iş güvenliği diye bir dersin Finali war,yoksa yok muydu ? Orada “F” yi büyük yazmam hayır yapmayın
Sağlıcakla kalın diyorum,kendinize iyi bakın… Sevgilerimle…
Posted by: katanasters on: Nisan 29, 2008
Yaşamımızın her anında , sevgi çenberi içinde yaşarız.Şöyle bir yaşamımızın gerilerine doğru gidelim.Hepimizin ilk sevdikleri ana va babalarımızdır.Diyeceksiniz ki bazı ebeveynlerin evlatlerına olan bağlılıkları epeyi gevşek olabiliyor.Bu istisnaları bir kenara bırakırsak ,içimize giren ilk sevgi ana sevgisidir.Bu sevgi yaşamımızda karşılaştığımız ve her sevgi ile karşılaştırdığımız temel bir sevgidir.Hepimiz ömrümüz boyunca bu sevginin gölgesinde kendimizi güvende hisseder ve asla vazgeçmeyi düşünmeyiz.Her karşılaştığımız sevgide ana sevgisi gibi karşılıksız ve sonsuz bir sevgi bekleriz.
Tabii dir ki zamanla yaşamın akışı içinde hayatın renklerinin ana sevgisi gibi sadece beyaz olmadığını farkederiz.Yepyeni renkler girer yaşamımıza veya geçer gider yakınlarımızdan.Hayatımızın tablosunu çizerken gerekli renkleri gerekli oranlarda ve uygunlukları içinde bir araya getiremezsek ana sevgisinin verdiği beyaz bir tablodan başka bir renk hayatımıza girmez…
Hayatın yükü biner üstüne ne yapacağının şaşırır,o eski güçlü,inançlı kişiliğin artık seni bile kandıramaz hala gelir,öyle zannederiz güçlü olmalı ve sonunda iyi şeylerin olacağı bilinçinde olmalıyız,Herşey güzel olacak,Kaptana yanındaki tayfasından sevgilerle,şimdi sadece uyumak istiyorum …
Posted by: katanasters on: Nisan 26, 2008
Hepsi zor yaşadıkça…
O hayata tutunan yanımız olmasa, nasıl dayanırdık ki dağlara yüklense yıkılacakları acılara..
Hangimize zor değil ki hayat, kaçımız her gün mutluyuz ve acılar hangimizi atlıyor ki?..
Hepsi zor yaşadıkça… Gitmek de zor kalmak da…
O yola sapmak da zor, yerinde saymak da…
Bağlanmak da zor, hayatta gururunu korumak da..
Kaybetmek de zor kazanmak da…
Bir gül yetiştirmek zordur, ya bir gülü çıkarmak kalbinden?
Doğmak zor, ölmek zor, hayat zor…
Olmasaydı o hayata tutunan yanımız nasıl katlanırdık o dünyadan büyük dertlere, acılara…
Güneşi görmek zor bazen; bazen yağmura katlanmak çok zor.
Hasta olmak zor, sağlığın kıymetini bilmek daha zor…
Gülümsemek zor bazen, gözlerin yaş doluyken..
Anlatmak zor, anlamak zor..
Dilinin ucundayken söylemek için öldüğün kelimeler, susmak çok zor……
Kapıyı çalmadan gelen acılar zor, uzaklara hasret zor, özlemek zor, ayrılık çok zor..
Ya ölüm? Ölüm hepsinden daha zor.
Hepsi zor yaşadıkça…
Yürümek zor engelli patikalarda, düşmek daha zor, kalkmak çok zor…
Bir dostu beklemek zor pencere altında… Ya bir dost bulmak?
Yalnızlık zor, kırılmak zor, kırdığın kalbi kazanmak çok daha zor…
Sevgisizlik zor. Onun yüzünü görememek, sesini duyamamak zor doyasıya…
Başkasının olduğunu bilmek… çok daha zor…
HEPSİ ZOR YAŞADIKÇA…
HEPSİ… ÇOK ZOR…
Posted by: katanasters on: Nisan 26, 2008
Uzun zamandır beklenen Ubuntunun sürümü Hardy Heron sonunda duyuruldu,ayrıca desktop Edition ve server edition ları nın burdan indirebilir,ücretsiz cd siparişi verebilirsiniz buradanda .iso dosyasını indirebiliresiniz,Ayrıca Ubuntu nun yılda Nisan ve Ekim aylarında yayınlanan sürümlerini takip ederek ubuntunun son sürümleriden haberdar olabilirsiniz
Posted by: katanasters on: Şubat 26, 2007
Of birden daral geldi .. ne yapayım …Nerelere gideyim… Gözlerim bir buğday tanesi gibi ,binlercesinden biriyim … Köklerim bağlanmış hiç bir yere hareket edemiyorum … Bırak bunları gidiyorum diyorum ,ama gidemiyorum ….Konuşmak kar etmiyor bu viranda ,susmaksa beş para etmez…